
Azerbaycan Cumhurbaşkanı
Sayın İlham Aliyev’e
Açık Mektup
Sayın Cumhurbaşkanım,
Öncelikle, 50 milyonluk Azerbaycan Türk Milleti ve Devleti adına, kazandığınız değerli Ben Zayed Barış Ödülü dolayısıyla sizi içtenlikle tebrik ederiz.
Bugün siz, yalnızca Azerbaycan Cumhuriyeti’nin değil, dünyanın dört bir yanındaki tüm Azerbaycanlıların devlet başkanı olarak büyük ve tarihî bir sorumluluk taşımaktasınız. Bu sorumluluk, siyasi sınırları aşarak ortak dil, tarih ve millî kimlik temelinde birleşen 50 milyon soydaşımızın kaderini kapsamaktadır.
Son yıllarda İran İslam Cumhuriyeti sınırları içerisinde Güney Azerbaycan’da millî, siyasi, ekonomik, toplumsal ve çevresel alanlarda son derece yıkıcı bir tablo ortaya çıkmıştır. Özellikle Urmu Gölü’nün Tahran yönetimi tarafından bilinçli şekilde kurutulması, bölgeyi derin bir krize sürüklemiştir. Rejim, bölgenin yaşam damarlarından biri olan bu ekosistemi yok etmiş; bunun sonucunda tuz fırtınaları tarım ve hayvancılığa ağır zararlar vermiş, binlerce yerel aile zorunlu göçe maruz kalmış ve bölgenin demografik yapısının değişmesine zemin hazırlanmıştır.
Aynı zamanda bölgenin doğal kaynaklarının sistematik biçimde sömürülerek merkeze taşınması, yerel sanayi ve tarımın zayıflatılması, ekonomik potansiyelin ve nüfusun başka bölgelere yönlendirilmesi süreci devam etmektedir. Netice itibarıyla bu politikalar bölgenin sosyal dayanaklarını sarsmaktadır. Bunun yanı sıra boşaltılan toprakların Kürt göçmenlere satılması, gelecekte önü alınamaz etnik gerilim riskini artırmaktadır. Bu tablonun başlıca sorumlusu Fars yönetimidir.
Bilindiği üzere Tahran rejiminin politikası bölgede istikrar sağlamak değil, kontrol edilen bir kaos yaratmak şeklinde tezahür etmiştir. Son dönemde İran genelinde yaşanan kitlesel protestolar, baskılar ve ağır can kayıpları, durumun vahametini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Güney Azerbaycan Millî Hareketi, barışçıl, demokratik ve çağdaş değerlere dayanan bir halk hareketidir. Kitlesel bir nitelik taşımasına rağmen, bu hareket uluslararası destekten yoksundur. Baskı ve zulüm koşulları altında milyonlarca soydaşımız yoksulluk, işsizlik ve hak mahrumiyeti içinde yaşamaktadır.
Bu çerçevede temel soru şudur: Olası siyasi değişimler karşısında milyonlarca Güney Azerbaycanlının güvenliği ve hakları hangi mekanizmalarla güvence altına alınacaktır?
Gelecekte yaşanabilecek insani krizlerin önüne geçmek amacıyla ve Azerbaycan devletinin mevcut diplomatik ilişkilerine zarar vermeden, aşağıdaki alanlarda daha sistemli ve insani destek mekanizmalarının oluşturulmasını gerekli görmekteyiz:
- Devlet sınırları dışında yaşayan soydaşlara yönelik bağımsız bir televizyon kanalının kurulması
- Güney Azerbaycan’ın batı bölgelerini tehdit eden silahlı terör gruplarının faaliyetlerinin bölgesel bir tehdit olarak ele alınması
- Kültürel, eğitsel ve akademik ilişkilerin geliştirilmesi
- İnsani ve sosyal projelerin desteklenmesi
- Olağanüstü durumlarda Güney Azerbaycanlı yatırımcıların, gençlerin ve uzmanların Kuzey Azerbaycan’a yönelmesini sağlayacak hukuki ve idari altyapının hazırlanması
Kuşkusuz bu mektup, herhangi bir devletin iç işlerine müdahale talebi değil; aynı milletin bir kolunun diğer koluna yönelttiği tarihî, ahlaki ve insani bir çağrıdır.
Saygılarımla,
Eldar Karadağlı
Güney Azerbaycan Kurtuluş Partisi (GAQP) Genel Başkanı
22.01.2026


